Ses Sanatçısı Ceren: Şarkıcılığı Bırakacağım
Henüz 26 yaşında. Sahne adı Ceren. Gecede üç sahne alıyor.
12/04/2009

İmam-Hatip’li. Kendisini eğlence hayatına layık görmüyor. Zaman zaman, çok sevdiği ablasına telefon açıp ağlıyor, "Daha fazla dayanamayacağım. Buralar bana göre değil." diyor.


Ceren, sonunda kararını vermiş, "Şarkıcılığı bırakıp, iş bulamazsam, gider ev temizlerim, bir taraftan da okuyacağım." diyor.


Nasıl olup da, İmam-Hatip’te okuduğu halde, şarkıcılık yaptığı kendisine sorulduğunda, "Aile çok önemli. Eğer ailenizden destek görmüyorsanız, İmam-Hatip ne yapsın? İmam-Hatip’in verdiğini, çevre bir anda yok ediyor." cevabını veriyor. Şarkıcılığa, ilkokul öğretmeninin teşvikiyle on iki yaşında düğün salonunda başlamış. İlginç bir şey daha, İmam-Hatip’e de aynı hoca teşvik etmiş.


Annesi ölmüş, babası alkolikmiş, ama şimdi tevbe edip namaza bile başlamış. Çok asil bir abisi varmış, ama abisiyle diyalogları uyumlu geçmemiş. Akrabaları da sahiplenmemiş. "Buraya kadar." diyor, "Buradan öte tahammülüm kalmadı. Namusumla kalmayı başardım, ama haram para kazanmak, erkeklere şarkı söylemek... Bana göre değil. Gerekirse hizmetçilik yaparım, ama daha fazla o işe devam edemem." diyor.


Ceren’in ahlaken de çok güzel özelliği göze çarpıyor. Hassas, zeki, içi dışı bir. İmanlı kalabildiği için devamlı şükrediyor. İçindeki cevher sönmeden, kendisini Allah’ın safında görmek istiyor.


Oralarda biraz daha kalırsa, körelmekten, dini duygularını kaybetmekten korkuyor.


Şöhret peşinde hiç olmamış. Öyle olsa İmam-Hatip’li şarkıcı, diye reklamını yaptırsa bir de TV’lere çıksa şöhreti yakalandı. Fakat o şöhreti sevmemiş, istememiş. Yıllardır ruhunu hiçbir şey doldurmamış, ruhu boşluklarda asılı kalmış.


Özetle, Ceren özüne dönüyor. Başaracak mı başaramayacak mı? Zaferi, Ceren mi kazanacak, şeytan mı? Onu zaman gösterecek. Fakat bize görünen şu; Ceren’i oralarda, bir ordu gelse tutamaz artık. Çünkü Ceren, hidayetini canlandırmış. Gerçeği görmüş.